İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İstanbul için dikkat çeken deprem değerlendirmesi

İstanbul için dikkat çeken deprem değerlendirmesi: Adalar Fayı’nda mikro sarsıntılar arttı

Marmara Denizi’nde son günlerde 10-13 kilometre derinlikte kaydedilen mikrodepremler, Adalar Fayı çevresindeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar Fayı’nın derin bölümlerinde yavaş kayma hareketi yaşanıyor olabileceğini belirterek konunun bilimsel olarak araştırılması gerektiğini ifade etti.

Yayınlanma:

İstanbul için dikkat çeken deprem değerlendirmesi: Adalar Fayı'nda mikro sarsıntılar arttı

Marmara Denizi’nde meydana gelen küçük ölçekli depremler, bölgedeki fayların hareketliliğine ilişkin yeni değerlendirmelerin yapılmasına neden oldu. Özellikle Çınarcık Havzası’nın doğusundaki Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10-13 kilometre derinlikte görülen mikrodeprem aktivitesi dikkat çekti.

Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmelerde söz konusu hareketliliğin fayların derin kesimlerindeki davranış açısından incelenmesi gerektiğini belirtti.

Adalar Fayı üzerinde 2,2 büyüklüğünde deprem

Gün içerisinde devam eden mikro sismik hareketliliğin ardından AFAD verilerine göre saat 16.00 civarında Adalar Fayı üzerinde 2,2 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.

Yaklaşık 10 kilometre derinlikte meydana geldiği belirtilen sarsıntı, bölgede son günlerde gözlenen küçük depremlerle birlikte değerlendirildi.

Bektaş, bu derinlikte yoğunlaşan mikrodeprem hareketlerinin fayın derin bölümlerindeki mekanizmanın daha ayrıntılı biçimde incelenmesini gerektirdiğini ifade etti.

“Derin kesimlerde creep olabilir mi?”

Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar Fayı’nın üst bölümlerinin kilitli durumda olmasına karşın daha derin kesimlerde “creep” olarak adlandırılan yavaş kayma hareketinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini belirtti.

Creep, bir fayın belirli bölümlerinde gerilimin ani ve büyük bir deprem yerine daha yavaş hareketlerle açığa çıkması anlamına geliyor. Ancak mikrodepremlerin tek başına böyle bir mekanizmanın kesin kanıtı olmadığı ve bunun bilimsel verilerle araştırılması gerektiği önem taşıyor.

Bektaş, Adalar Fayı’ndaki olası hareketin Kaliforniya’daki San Andreas Fayı’nın derin kesimlerindeki yavaş kayma davranışıyla karşılaştırılarak incelenebileceğini ifade etti.

Mikrodepremler 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşıyor

Bektaş’ın değerlendirmesine göre son 1-2 günlük dönemde Çınarcık Havzası’nın doğusunda bulunan Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10 ila 13 kilometre derinlikte mikrodeprem aktivitesi gözlendi.

Bu derinlik aralığı, geçmişte meydana gelen bazı önemli depremlerle ilgili bilimsel çalışmalar açısından da dikkat çekiyor.

Bektaş, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkilendirildiğini belirterek, günümüzde gözlenen hareketliliğin geçmişteki sismik verilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

1963 Çınarcık depremi yeniden gündemde

Marmara’nın güneydoğusunda meydana gelen 1963 Çınarcık depremi, bölgedeki fayların geçmişte oluşturduğu sismik hareketlilik açısından önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bektaş, 1963 depremi ile günümüzdeki mikrodeprem aktivitesi arasında doğrudan bir bağlantı kurmak yerine, geçmiş ve güncel sismolojik verilerin birlikte incelenmesinin önemine işaret ediyor.

Bu nedenle son hareketliliğin İstanbul’da büyük bir depremin kesin habercisi olduğu şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. Küçük depremler ve mikrodeprem kümeleri, fayların davranışları hakkında bilimsel veri sağlayabilir ancak tek başına büyük bir depremin ne zaman meydana geleceğini göstermez.

Silivri depremi sonrası stres değişimi ihtimali

Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki son hareketliliğin olası nedenleri arasında 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin oluşturduğu stres değişimini de değerlendirdi.

Bir fay üzerinde meydana gelen büyük bir depremin çevredeki fay segmentlerinde gerilme dağılımını değiştirebildiği biliniyor. Bektaş da Silivri depremi sonrasında meydana gelen stres değişiminin Adalar ve Çınarcık fayları çevresindeki mikrodeprem hareketliliğini etkilemiş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

Ancak bu ihtimalin doğrulanabilmesi için faylardaki hareketlerin daha uzun süre izlenmesi ve farklı sismolojik verilerin birlikte analiz edilmesi gerekiyor.

Uzmanlardan “yakından izlenmeli” mesajı

Marmara Denizi’nde meydana gelen küçük depremler, bölgedeki aktif fayların sürekli olarak bilimsel açıdan takip edilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Adalar Fayı çevresindeki 10-13 kilometre derinlikteki mikrodeprem yoğunluğu, fayın derin kesimlerinde meydana gelen hareketlerin anlaşılması açısından araştırmacılar için önemli bir veri oluşturuyor.

Prof. Dr. Osman Bektaş’ın değerlendirmeleri, Adalar Fayı’nın derin kesimlerinde olası yavaş kayma mekanizmasının daha ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğine işaret ediyor. Bununla birlikte mevcut verilerden hareketle İstanbul’da büyük bir deprem yaşanacağına ilişkin kesin bir tarih veya doğrudan bir öngörü bulunmuyor.

Marmara’daki sismik hareketliliğin önümüzdeki günlerde nasıl seyredeceği ve mikrodepremlerin aynı bölgede devam edip etmeyeceği, uzmanların takip edeceği başlıca konular arasında yer alıyor.

Kaynak: https://www.haberay.com.tr/gundem/istanbul-icin-dikkat-ceken-deprem-degerlendirmesi-adalar-fayinda-mikro-sarsintilar-124h

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir