Bayram öncesinde en çok araştırılan dini konular arasında teşrik tekbirleri yer alıyor. Diyanet kaynaklarına göre arefe günü sabah namazıyla başlayan tekbirler, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar sürüyor.
Teşrik tekbiri, Kurban Bayramı arefe gününün sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar farz namazların ardından getirilen tekbire verilen isimdir. İslam dininde vacip kabul edilen bu uygulama, kadın-erkek, yolcu veya mukim ayrımı olmaksızın tüm Müslümanları kapsıyor.
“Allâhu Ekber, Allâhu Ekber, Lâ ilâhe illallâhu vallâhu Ekber. Allâhu Ekber ve lillâhi’l-hamd.”
Teşrik tekbiri, arefe günü sabah namazından itibaren başlıyor ve Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazına kadar devam ediyor.
Bu süreçte toplam 23 vakit farz namazın ardından, selamdan sonra bir kez teşrik tekbiri getiriliyor.
Öne çıkan uygulama detayları şöyle:
Tekbir, farz namazın ardından selam verildikten hemen sonra okunuyor.
Cemaatle namaz kılanlar gibi tek başına namaz kılanlar da teşrik tekbiri getiriyor.
İmamın tekbiri unutması durumunda cemaatin tekbiri getirmesi gerekiyor.
Sehiv secdesi gereken durumlarda teşrik tekbiri, sehiv secdesinden sonra okunuyor.
Dini kaynaklarda yer alan bilgilere göre teşrik tekbirinin, namazın ardından ara verilmeden okunması gerekiyor. Selamdan sonra konuşulması veya camiden çıkılması halinde teşrik tekbirinin düşeceği belirtiliyor.
İmama ikinci rekâtta yetişen kişinin ise eksik kalan rekâtını tamamladıktan sonra teşrik tekbirini getirmesi gerektiği ifade ediliyor.
Teşrik günlerinde kılınamayan namazların yine aynı günlerde kaza edilmesi durumunda teşrik tekbiri getiriliyor. Ancak teşrik günleri sona erdikten sonra kaza edilen namazlarda teşrik tekbiri okunmuyor.
Ayrıca, hacıların Arafat vakfesine benzemek amacıyla arefe günü şehir dışında veya camilerde baş açık şekilde bekleyip telbiye getirmesinin dini açıdan uygun görülmediği ve mekruh kabul edildiği bildiriliyor.






