Göcek ve Dalaman koylarında tartışmaların, protestoların ve hukuk mücadelesinin odağına yerleşen mapa-şamandıra sistemi şimdi Bodrum ve Gökova kıyıları için de gündemde. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, sistemin Gökova, Bodrum kıyıları ve Hisarönü başta olmak üzere Muğla’nın farklı bölgelerine yaygınlaştırılması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’dan destek istedi.
Fethiye’de düzenlenen Mapa-Şamandıra Sistemi ve Fethiye Körfezi Dip Çamuru Temizliği tanıtım programında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Göcek ve Fethiye bölgesinde uygulanan sistemin önemine dikkat çekti.
Aras, Muğla’nın yaklaşık 1.500 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olduğunu ve yaz aylarında bölgede 30 binin üzerinde teknenin hareketlilik oluşturduğunu belirterek, teknelerin koylarda kontrollü şekilde konaklamasının çevrenin korunması açısından önemli olduğunu söyledi.
Aras ayrıca sistemin Gökova, Bodrum kıyıları ve Hisarönü başta olmak üzere Muğla’nın farklı bölgelerinde de uygulanması konusunda Bakan Murat Kurum’dan destek istedi. (Ayyıldız Gündem)
Göcek’te sistem tartışmaların göbeğinde
Ancak Göcek’te uygulanan ve genişletilmesi planlanan mapa-şamandıra sistemi, yalnızca çevre koruma tartışmalarıyla sınırlı kalmadı. Projeye karşı bölgedeki bazı denizciler, kooperatifler, dernekler ve vatandaşlar tarafından ciddi itirazlar gündeme getirildi ve konu yargıya taşındı.
Göcek-Dalaman koylarında planlanan sistem kapsamında teknelerin rastgele demir atmak yerine belirlenen mapa ve tonozlara bağlanması öngörülüyor. Projenin ilk halinde yüzlerce tonoz ve şamandıra ile çok sayıda bağlama noktası planlanmıştı. (Göcek Gazete)
Projeye karşı açılan davada Muğla 2. İdare Mahkemesi, 9 Temmuz 2026 tarihinde daha önce verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının yürütmesini oybirliğiyle durdurdu. Kararın ardından Göcek Halk Meclisi üyeleri ve bölge sakinleri basın açıklaması yaparak mahkeme kararının uygulanmasını istedi. (Cumhuriyet)
Mahkeme sürecinin ardından proje revize edilerek yeniden ÇED sürecine alındı. Ağustos ayında projeye “ÇED Olumlu” kararı verilirken bağlama kapasitesinin 864 tekneden 856 tekneye düşürüldüğü, buna karşılık 20-40 metre arasındaki tekneler için ayrılan bağlama noktalarının önemli ölçüde artırıldığı bildirildi. (DenizHaber)
Şimdi soru Bodrum için soruluyor
Göcek’te hâlâ hukuki ve sektörel tartışmaların sürdüğü bir dönemde sistemin Bodrum ve Gökova koylarına da taşınmasının gündeme gelmesi, bölgedeki denizciler açısından yeni bir tartışmanın kapısını aralıyor.
Sistemi savunanlar, kontrolsüz demirlemenin deniz çayırlarına ve deniz tabanına zarar verdiğini, teknelerin belirlenmiş noktalarda bağlanmasının koyların korunmasına katkı sağlayacağını savunuyor.
Karşı çıkanların temel endişeleri ise koyların kullanımının sınırlandırılması, bağlama düzeninin ticari hale gelmesi, küçük ve amatör denizcilerin hareket alanının daralması ve kıyıların fiilen ücretli bağlama alanlarına dönüşmesi etrafında toplanıyor.
Nitekim Göcek’teki dava sürecinde projeye karşı çıkan taraflar, çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmediğini ve projenin deniz tabanında geri dönüşü zor müdahaleler yaratabileceğini savunmuştu. (Yat Marina)
Bodrum’da yeni bir “koy” tartışması mı başlıyor?
Şimdi gözler Bodrum ve Gökova’ya çevrildi.
Göcek’te büyük tartışmalara neden olan sistem Bodrum koylarına geldiğinde nasıl uygulanacak?
Hangi koylar kapsama alınacak?
Kaç tekne için bağlama alanı oluşturulacak?
Bağlama ücretleri ne olacak?
Amatör denizcilerin ve küçük teknelerin durumu ne olacak?
Ve en önemlisi: Bodrum’un koylarında doğayı korumak ile denizcilerin koylara erişim hakkı arasında nasıl bir denge kurulacak?
Göcek’te yaşanan hukuk mücadelesi ve itirazlar dikkate alındığında, Bodrum’da böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi halinde tartışmanın çok daha büyümesi bekleniyor.
Çünkü mesele artık yalnızca “deniz çayırlarını korumak” değil.
Mesele, Bodrum’un koylarının nasıl kullanılacağı, kimlerin hangi şartlarla demirleyebileceği ve denizlerin gelecekte nasıl yönetileceği sorusuna dönüşüyor.






İlk yorum yapan siz olun