Gülistan Doku olayı nedir? Gülistan Doku kimdir, kaç yaşında? Gülistan Doku'ya ne oldu? Yıllardır süren gizemli kayıpta dosyalar yeniden açıldı. İşte Gülistan Doku olayı ile ilgili son durum.
GÜLİSTAN DOKU KİMDİR KAÇ YAŞINDA?Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Gülistan Doku, 5 Ocak sabahı kaldığı yurttan ayrıldı.GÜLİSTAN DOKU OLAYI NEDİR?Tunceli’de üniversite öğrencisi olan Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamamaktadır. Gülistan Doku'nun ailesi memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak'ta kayıp başvurusu yapmışlardı. Genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler arama başlatmıştı fakat aramalardan bir sonuç elde edilememişti.Yapılan incelemelerde Gülistan’ın saat 11:29’da eski erkek arkadaşı Zaynal Abarakov ile bir pastanenin önünde konuştuğu, ardından minibüse bindiği tespit edildi. Son olarak saat 12:24’te Dinar Köprüsü üzerinde görüldüğü kayıtlara geçti.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Gülistan Doku, 5 Ocak sabahı kaldığı yurttan ayrıldı.
GÜLİSTAN DOKU OLAYI NEDİR?
Tunceli’de üniversite öğrencisi olan Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamamaktadır. Gülistan Doku'nun ailesi memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak'ta kayıp başvurusu yapmışlardı. Genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler arama başlatmıştı fakat aramalardan bir sonuç elde edilememişti.
Yapılan incelemelerde Gülistan’ın saat 11:29’da eski erkek arkadaşı Zaynal Abarakov ile bir pastanenin önünde konuştuğu, ardından minibüse bindiği tespit edildi. Son olarak saat 12:24’te Dinar Köprüsü üzerinde görüldüğü kayıtlara geçti.
GÜLİSTAN DOKU OLAYI SON DAKİKATunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturması, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun talimatıyla kurulan özel ekibin çalışmaları neticesinde seyir değiştirdi. Yıllardır "kayıp" ve "intihar" şüphesiyle yürütülen dosya, elde edilen yeni deliller ve gizli tanık beyanlarıyla resmi olarak "cinayet soruşturmasına" dönüştü.Operasyonun Öne Çıkan Detayları:7 İlde Eş Zamanlı Baskın: Başsavcılığın talimatıyla 7 ilde düzenlenen operasyonlarda, aralarında Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Z.A. ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu M.T.S.’nin de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı.Kırmızı Bülten Talebi: Yurt dışında (ABD) olduğu tespit edilen 14’üncü şüpheli U.A. hakkında kırmızı bülten çıkarılması için süreç başlatıldı.Kritik "Sim Kart" Skandalı: Soruşturmada en dikkat çeken detaylardan biri Gülistan’a ait sim kartın akıbeti oldu. Ailenin iddiasına ve tanık beyanlarına göre; dönemin valisi tarafından "inceleme" gerekçesiyle aileden alınan sim kartın, adli makamlara hiç teslim edilmediği ortaya çıktı.Gizli Tanık "Şubat"ın İtirafı: Dosyaya giren "Şubat" kod adlı gizli tanık, Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü, cansız bedeninin ise farklı tarihlerde defalarca yer değiştirilerek taşındığını iddia etti.Teknik İncelemeler ve Mezarlık KazısıÖzel ekip tarafından incelenen 700 saatlik ek kamera görüntüsünün yanı sıra, yer altı görüntüleme cihazlarıyla yapılan taramalarda çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Pertek ilçesi Koçpınar köyünde yapılan kazılarda, bir mezar boyutlarında boşluk tespit edildi. Raporda; bu boşluğa bir cesedin gömülmüş olabileceği, ancak yaklaşık 1-2 yıl sonra oradan çıkarıldığı değerlendirmesine yer verildi. Ayrıca bölgede cesetle birlikte bir sırt çantası ve silaha ait olduğu düşünülen oksitlenme izleri saptandı.Adalet Bakanlığı ve Ailenin AçıklamalarıAdalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgularken; Doku ailesi ve avukatı Ali Çimen, yıllardır oluşturulan "intihar" algısının üst düzey kamu görevlileri tarafından manipüle edildiğini savundu. Abla Aygül Doku, 7 yıldır süren bekleyişin ardından adaletin yerini bulması için sorumluların tamamının yargılanmasını beklediklerini ifade etti.
Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturması, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun talimatıyla kurulan özel ekibin çalışmaları neticesinde seyir değiştirdi. Yıllardır "kayıp" ve "intihar" şüphesiyle yürütülen dosya, elde edilen yeni deliller ve gizli tanık beyanlarıyla resmi olarak "cinayet soruşturmasına" dönüştü.
Operasyonun Öne Çıkan Detayları:
7 İlde Eş Zamanlı Baskın: Başsavcılığın talimatıyla 7 ilde düzenlenen operasyonlarda, aralarında Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Z.A. ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu M.T.S.’nin de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı.
Kırmızı Bülten Talebi: Yurt dışında (ABD) olduğu tespit edilen 14’üncü şüpheli U.A. hakkında kırmızı bülten çıkarılması için süreç başlatıldı.
Kritik "Sim Kart" Skandalı: Soruşturmada en dikkat çeken detaylardan biri Gülistan’a ait sim kartın akıbeti oldu. Ailenin iddiasına ve tanık beyanlarına göre; dönemin valisi tarafından "inceleme" gerekçesiyle aileden alınan sim kartın, adli makamlara hiç teslim edilmediği ortaya çıktı.
Gizli Tanık "Şubat"ın İtirafı: Dosyaya giren "Şubat" kod adlı gizli tanık, Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü, cansız bedeninin ise farklı tarihlerde defalarca yer değiştirilerek taşındığını iddia etti.
Teknik İncelemeler ve Mezarlık Kazısı
Özel ekip tarafından incelenen 700 saatlik ek kamera görüntüsünün yanı sıra, yer altı görüntüleme cihazlarıyla yapılan taramalarda çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Pertek ilçesi Koçpınar köyünde yapılan kazılarda, bir mezar boyutlarında boşluk tespit edildi. Raporda; bu boşluğa bir cesedin gömülmüş olabileceği, ancak yaklaşık 1-2 yıl sonra oradan çıkarıldığı değerlendirmesine yer verildi. Ayrıca bölgede cesetle birlikte bir sırt çantası ve silaha ait olduğu düşünülen oksitlenme izleri saptandı.
Adalet Bakanlığı ve Ailenin Açıklamaları
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgularken; Doku ailesi ve avukatı Ali Çimen, yıllardır oluşturulan "intihar" algısının üst düzey kamu görevlileri tarafından manipüle edildiğini savundu. Abla Aygül Doku, 7 yıldır süren bekleyişin ardından adaletin yerini bulması için sorumluların tamamının yargılanmasını beklediklerini ifade etti.






